Goldart
Altın, gümüş, pırlanta'da son nokta...

Sayfa içeriklerine geç...

Türkçe | English

Goldaş Piyasa Analizi

(06 - 10 Ekim 2008 Haftası)

Dünyada yaşanan krizin boyutları aslında göründüğünden daha derin ve kitlesel hale gelecektir. Krizin sosyal boyutu ise önlem alınmadığı takdirde ciddi sonuçlar doğurabilir. En büyük sorun işsizlik, buna bağlı olarak sosyal statüde gerileme ve geçim kaygısı gibi etkenler. Küresel krizden kaynaklanan zarar 1.4 trilyon dolar olarak açıklandı. Bu rakama ulaşmak için ne tür bir istatistik çalışma yapıldığını merak ediyorum. Çünkü piyasalarda bu rakamın çok daha fazla olduğu konuşuluyor. Dow Jones, Nasdaq ve birçok ülkenin hisse senetleri piyasaları tarihi düşüşler yaşamakta, finansal sistemleri ağır yara almakta. Trichet’in, ‘kriz finansal sistemin kalbine dokundu’ açıklaması Avrupa tarafında da işlerin iyi gitmediğinin en yetkili ağızdan itirafı oldu. Kriz Avrupa’da henüz tabana yayılmasa da büyük bir durgunluğun yaşanması kaçınılmaz bir gerçek.

ABD’de krizin önlenmesine yönelik atılan adımlar yetersiz kaldı; ABD, İngiltere, Çin, Kanada, İsveç ve Avrupa Merkez Bankası’nın yaptığı faiz indirimleri de piyasayı rahatlatmaya yetmedi. IMF, global büyüme tahminini yüzde 3.9’dan yüzde 3’e düşürdü ve gelişmiş ekonomilerin 2009 yılı başında resesyona yakın veya resesyonda olacağı açıklamasında bulundu.

Peki ya Türkiye? Diğer ülkelerde yaşanlardan bize ne diyemiyoruz, çünkü yıllardır onlar gibi olmak için çalışıyoruz. En basit örnek MORTGAGE! Amerika’daki Mortgage sisteminin Türkiye’de uygulanması. Hatırlatmak gerekirse, Amerika ilk darbeyi Mortgage’dan yedi.

Türkiye’deki durum farklı... Henüz hükümetin el koyduğu bir banka yok, ancak kriz demek sadece bankaların batması veya el konulması demek değil. Gelişmiş ülkelerin birçoğu büyüme tahminlerini 2009 yılı için düşürdü. Bu ülkemizi de etkileyecek bir durum, hem de geniş çaplı olarak. Kredi ihtiyacı olan kurumlar kredi bulamayacak, alacakların tahsilâtında sıkıntılar yaşanacak, harcamalar sınırlandırılacak, ülke ekonomisi istenilen ölçüde büyüyemeyecek, üretim ve ticaret hacmi daralacak, işsizlik artacak ve bunun gibi olumsuz birçok etken ortaya çıkacak.

Bu durumda sorulacak iki önemli soru var. Türkiye ne kadar güçlü? Dünyada yaşanan bu krizi ne kadar hasarla atlatabilecek? Umarım yazdığımız bu olumsuzluklar gerçekleşmez. Ancak bundan sonra adım atarken iki defa düşünmekte fayda var.

Altın fiyatları normal ekonomik konjonktür dışında hareket ediyor. Euro/dolar paritesinin ve petrol fiyatlarının gerilemesine rağmen dünyada paranın adresi altın oldu. En güvenli yatırım aracı olan altın yine parladı. Dünyada yaşanan bu krizin ülke ekonomilerine verdiği zarar tartışılmaz, ancak yatırımcı elindeki parayı nerede değerlendireceğini iyi öğrenmiş durumda.

Altın fiyatları petrol, euro/dolar paritesi ve hisse senetlerine inat yükselişini sürdürmekte. Aslında buradan çıkan paralar altında toplanıyor demek daha doğru olacaktır. Altın fiyatları bir süre daha yükselişini sürdürebilir, ancak euronun dolar karşısında değer kazanmaya başlaması halinde işler değişebilir. O zaman altından euroya dönüş başlar. Bir endişe konusu da kriz nedeniyle yaşanan sıkıntıların hafifletilmesi için merkez bankalarının ve IMF’nin altın satışı ile kaynak yaratması halinde altın fiyatları gerileyebilir. Bakıldığında hafta başından beri yükselen altın fiyatları 930 ons seviyelerinde kalmakta zorlandı, şimdi 900 – 930 ons bandında yön bulma çabasında.